Netflix’te yayınlanan Zeytin Ağacı dizisiyle birlikte Aile/Sistem Dizimi çok daha görünür hâle geldi. Bununla birlikte yöntem hakkında doğru bilgiler kadar yanlış anlaşılmalar ve merak edilen konular da arttı.
Son dönemde bana en sık yöneltilen soruları ve bu sorulara kendi çalışma anlayışım doğrultusunda verdiğim yanıtları bu yazıda bir araya getirdim.
Aile/Sistem Dizimi; kişinin hayatında tekrar eden sorunları, ilişkileri ve zorlayıcı deneyimleri yalnızca kendi yaşamı üzerinden değil, ailesinden, önceki kuşaklardan, kolektif bilinçdışından gelen etkilerle birlikte ele alan bir çalışma yaklaşımıdır.
Amaç geçmişi değiştirmek değil; kişinin yaşadıklarını daha iyi anlamasına, tekrar eden örüntüleri fark etmesine ve kendi hayatıyla daha bilinçli bir ilişki kurmasına yardımcı olmaktır.
Zeytin Ağacı, Aile/Sistem Dizimi’nin bazı temel prensiplerinden ilham alıyor.
Bir dizi olduğu için çalışmalar dramatize ediliyor, mistikleştiriliyor ve gerçek hayattakinden daha hızlı ilerliyor.
Yine de dizide gördükleriniz, bir dizim çalışmasının nasıl ilerlediğine dair genel bir fikir veriyor.
Bir ailede yalnızca genetik özellikler değil; ilişki biçimleri, roller, inançlar, korkular, kayıplar, sırlar, baş etme yolları ve hayatta kalma stratejileri de kuşaklar boyunca aktarılır.
Kişi hiç tanımadığı aile üyelerini hatırlamasa da, yaşananların etkilerini bilinçdışı düzeyde taşır.
Aile/Sistem Dizimi, kişinin kendi yaşamındaki olası bağlantıları fark edebilmesi ve hayatını önceki nesilleri de içine alan bütüncül, kapsayıcı bir bakış açısıyla değerlendirebilmesi için bir alan açar.
Aile/Sistem Dizimi, terapötik etkileri olabilen bir çalışma yöntemidir.
Ancak psikoterapinin yerine geçen ya da bütün psikolojik sorunları çözdüğü kabul edilen bir yöntem değildir; psikoterapik süreçleri destekleyicidir.
Bunun yanı sıra koçluk, danışmanlık ve organizasyonel gelişim alanlarında da kullanılan; kişinin kendisini, ilişkilerini ve içinde bulunduğu sistemi farklı açılardan değerlendirmesine yardımcı olan bir yaklaşımdır.
İnsan yaşamını yalnızca bilimsel ya da yalnızca spiritüel bir bakış açısıyla anlamaya çalışmak yeterli değildir.
Aile/Sistem Dizimi, bu iki alanı birbirinin karşıtı değil, birbirini tamamlayan unsurlar olarak ele alır.
Dizim sırasında ortaya çıkanlar; kişinin kendisini, ailesini ve yaşamını daha bütünlüklü görebilmesine katkı sağlayan anlamlı sembollerdir.
Grup çalışmalarında temsilciler daha önce hiç tanımadıkları kişilerle ilgili bedensel duyumlar, duygular, düşünceler ya da hareket etme isteği yaşayabilir.
Bunun nasıl ortaya çıktığına dair; kolektif bilinçdışı, ayna nöronları ve morfik rezonans gibi farklı açıklamalar bulunmakla birlikte, bugün için tek ve kesin bir açıklamadan söz edilemez.
Önemli olan, temsilcinin yaşadıklarını mutlak gerçekler olarak değil; kişinin kendisini ve içinde bulunduğu sistemi daha iyi anlamasına katkı sağlayan semboller ve gözlemler olarak değerlendirmektir.
Birinin diğerinden her durumda daha etkili olduğunu söylemek doğru değildir.
Grup çalışmalarında temsilciler aracılığıyla sistem dinamikleri görünür hâle gelebilir. Grup alanı, çalışmaya farklı bir derinlik kazandırabilir.
Bireysel çalışmalarda ise figürler, objeler, yer işaretleri, semboller ve farklı sistemik teknikler kullanılabilir.
Hangi çalışmanın uygun olduğu; kişinin ihtiyacına, çalışma konusuna, mahremiyet tercihine ve o dönemdeki psikolojik durumuna göre değerlendirilmelidir.
Tek seansta her şeyin çözüleceğini söylemek hem fazla iddialı hem de bu alandan faydalanmak isteyen insanların beklentilerini istismar edebilecek bir cümledir.
Bazı kişiler tek bir çalışmada önemli bir farkındalık yaşayabilir ya da yaşamına farklı bir açıdan bakmaya başlayabilir.
Ancak gerçek değişim çoğu zaman zaman, emek ve kişinin kendi üzerine çalışmasını gerektirir.
Kendimizi tanımak, bütünlüğümüzü keşfetmek ve yaşamımızla daha bilinçli bir ilişki kurmak hayat boyu süren bir yolculuktur.
Aile/Sistem Dizimi alanındaki eğitimimi, Türkiye Sistem Dizimleri Enstitüsü’nde Mehmet Zararsızoğlu ile tamamladım.
Dört yıl süren, toplam 970 saatlik eğitim ve süpervizyon süreçlerinin ardından 2015 yılında Uzman Sistem Dizimi Uygulayıcısı oldum ve Alman Sistem Dizimleri Birliği (DGfS) onaylı akreditasyon aldım.
Mesleki gelişimimi; Wilfried Nelles, Heinrich Breuer, Gunthard Weber, Hunter Beaumont, Stephan Hausner ve Svagito Liebermeister gibi uluslararası eğitmenlerle yaptığım ileri düzey çalışmalarla derinleştirdim.
Bugün Aile/Sistem Dizimi çalışmalarımı; Jungian koçluk, Gestalt yaklaşımı ve somatik çalışmalarla harmanlayarak, sistemik ve bütüncül bir bakış açısıyla, etik sınırlar içinde yürütüyorum.
Bir uygulayıcı seçerken eğitimini, deneyimini ve etik çalışma anlayışını sormaktan çekinmeyin.
Son söz
Aile/Sistem Dizimi hakkında farklı görüşler, farklı deneyimler ve farklı yaklaşımlar bulunuyor.
Benim için Aile/Sistem Dizimi; kişinin yalnızca kendisine değil, ait olduğu aile sistemine, önceki kuşaklara ve yaşamına daha bütünlüklü bakabilmesine yardımcı olan, bireyleşme ve bütünleşme yolunda kullanabilecceği bir çalışma yaklaşımıdır.
Bu yazıda yer almayan başka sorularınız varsa yorumlarda paylaşabilirsiniz.
Belki de bir sonraki yazının konusu sizin sorunuz olur.
Katkı olması dileğiyle…
Özüm Çekinir
Aile/Sistem Dizimi Uzman Uygulayıcısı
Profesyonel Jung Koçu
Bağ kurmak iyileştirir.