Aile/Sistem Dizimi

Dizim çalışmaları grup çalışması olarak veya bireysel olarak yapılabilmektedir.

Dizimler,  bağlı olduğumuz sistemler (bedenimiz, ailemiz, partnerimiz, evliliğimiz, işyerimiz, yaşadığımız toplum, atalarımız, küçüğünden büyüğüne dahil olduğumuz her sistem) üzerine çalışmamızı sağlayan, tüm bireysel ve kolektif yaşanmışlıklara, önceki nesillerden aktarımlara bakmamıza alan açan, derin farkındalıklar edinmemizi sağlayan, Alman psikoterapist Bert Hellinger tarafından geliştirilmiş bir psikoterapi yöntemi, aynı zamanda derin ruhsal bir çalışmadır.

Kendi bireysel hikayemizden gelen yaşanmışlıkların yanısıra, ailemizde ve atalarımızdaki yaşanmışlıklar* hayatımızı etkilemeye devam eder. Arka planda kalan, çoğunlukla fark edilmeyen dinamikler, hayatımızı etkiler ve gelecek nesillere de kadersel miras olarak bilinçsizce aktarılmaya devam eder.

Sistem/Aile dizimi, olaylara kendi bireysel ve kollektif vicdanımızdan, egosentrik bakış açımızdan değil  daha geniş,  ilahi, kapsayıcı bir perspektiften bakmamıza yardımcı olur. Bu noktaya gelindiğinde bizi saran tüm sistemlerden özgürleşir, bütünün hayrına olan, yeni ve doğal bir denge oluşmasını sağlayabiliriz.  Bu sayede hayat ile uyumlu bir şekilde, akış halinde yaşayabilir, hayatın bizden beklentisi olan sevgi temelli, kendi özünü bilen, akış içinde yaşayan, farkındalık ve yüksek bilinç seviyesinde, yargısız ve gözlemleyen bir insan olabiliriz.

Yaşam, bir gelişim ve tekâmül yolculuğu. Ve yaşamın bizden beklentisi, bu yolculuğun her adımında “özümüze”, “kendimizi bilmeye” ve “bilgeleşmeye” bir adım daha yaklaşmamız. Özümüzü bilme hali, hayatın her zerresini, parçasını, dışlamadan, yargılamadan görmemiz, sevgi ve anlayış ile kapsamamız demek. Özümüzü bilme hali, bize verilen hayat hediyesini bize özgü, otantik bir hayat yaşayarak onurlandırmamız anlamına gelmekte. Bunları yapabildiğimiz ölçüde tekâmül yolculuğumuzda ilerlemiş olacağız.  Aile dizimi buna vesile olan güçlü bir araçtır.

Çalışmalarda alanla uyumlanmak için “Qigong” hareketlerinden ve aromaterapik yağların törapatik etkilerinden de yararlanıyoruz.

“Sevgi düzenlerinin içgörüsünü kazanmak bilgeliktir. Düzenleri sevgiyle izlemek ise tevazu.” Bert Hellinger

* Travmalar, hastalıklar, kayıplar, savaşlar, göçler, erken kaybedilen ebeveynler, erken ölen kardeşler, kürtajlar, düşükler, yarım kalmış sevgiler, iflaslar, hak yenmesi, bağımlılıklar, zayıflamış aile bağları, dışlanmış bireyler, ani kazalar, dramatik ölümler veya intihar cinayet, kayıp, sır, tabu, evlatlık verme-verilme, cinsel istismar vs. gibi tüm bu durumlar zaman kavramı olmaksızın varlığımızda kayıtlı kalırlar.