Merhaba,
Sevgililer Günü denince aklımıza çoğunlukla romantik ilişkiler geliyor.
Ancak, sevgiyi öncelikle başkalarına değil, kendimize vermemiz gerektiğini, kendini sevmeyen birisinin başkasını da sevemeyeceğini ya da ancak kendisini sevdiği kadar sevebileceğini unutuyoruz.
Peki, bu Sevgililer Günü’nde en önemli ilişkiye—kendinize—odaklanmaya ne dersiniz?
Sevdiğim bir blogdan ilham alarak sizin için iki hafta sürecek, her gün uygulayabileceğiniz basit ama etkili pratikler hazırladım. Her birinin sizi ruhen, zihnen ve bedenen beslemeye yardımcı olmasını umuyorum.
Bu yolculuğa çıkarken, kendinize küçük bir zaman dilimi ayırmanızı ve rahat bir ortamda bu uygulamalara odaklanmanızı tavsiye ediyorum.
Bu sürecin kendinizle daha derin bir bağ kurmanız için bir fırsata dönüşmesini dilerim!
Sessiz ve rahat bir köşe bulun. Gözlerinizi kapatın, burundan yavaş ve derin nefesler alın ve verin. Bedeniniz gevşesin.
İçinizden ya da yüksek sesle şu cümleleri söyleyin:
“Hayatım her gün, her yönden daha iyiye gidiyor.”
Bu sözleri hissederek tekrar edin ve dilediğiniz kadar meditasyonda kalın.
Bir defter ya da kağıt alın. Kendinizde sevdiğiniz üç özelliği veya son zamanlarda gurur duyduğunuz üç başarınızı yazın. Bunların yazmanın size nasıl hissettirdiğini, düşündürdüğünü gözlemleyin.
Bugün kendinize doğada geçirmek üzere zaman ayırın. Bir parkta yürüyüş yapın, bir doğa yürüyüşüne çıkın veya sadece bir ağaca, çiçeğe, bitkiye bakarak vakit geçirin.
Kendinizi şımartın! Bugünü kendinize bakım yaparak geçirin; sıcak bir banyo yapın, kendinize masaj yapın ya da kısa bir şekerleme ile dinlenin.
Bugün bir öğününüzde, ağzınıza attığınız her lokmaya farkındalığınızı yönelterek tüketin. Besleyici bir yemek hazırlayın ve her lokmanın tadını çıkararak yavaşça yiyin.
Esneme hareketleri, rahatlatıcı yoga veya qigong pratiği yapın. Nefesinizle uyum içinde, bedeninizi nazikçe hareket ettirin.
YouTube’dan bir pratik seçip yapabilirsiniz. Benim sevdiğim bir linki paylaşıyorum.
https://www.youtube.com/watch?v=g_tea8ZNk5A&list=PLZ2es-QHlLni9RdvUamDdwluGMNL12x5e
Sevdiğiniz bir uçucu yağı seçin ve kokusunun tüm alanınızı doldurmasına izin verin. Lavanta, portakal ya da nane gibi rahatlatıcı kokular kullanabilirsiniz. Yağınız yoksa adaçayı yakabilir veya kaynattığınız kekik, nane ve portakal kabuklarının kokusunu evinizde dolaştırabilirsiniz.
Kalemlerinizi, boyalarınızı ya da defterinizi alın ve içinden gelenleri çizin, yazın ya da karalayın! Kural yok, sadece eğlence ve akış var!
Bugün sizi güldürecek bir şey yapın! Komik bir film izleyin, arkadaşlarınızla kahkahalar atın ya da çocukça oyunlar oynayarak neşenizi artırın. Ben zaman zaman eski Cem Yılmaz videolarını izlemeye bayılıyorum!
Bir saatliğine telefonunuzu, bilgisayarınızı ve diğer cihazlarınızı kapatın. Sessizliğin ve anın tadını çıkarın. Süreyi ne kadar uzatabilirsek o kadar iyi tabii.
Sevdiğiniz bir içeceği alın – sıcak bir kahve ya da rahatlatıcı bir bitki çayı olabilir. Her yudumu yavaşça için ve sadece içinde bulunduğunuz ana odaklanın.
Size mutluluk veren biriyle – ister bir dostunuz, ister sevdiğiniz bir insan veya hayvan olsun – vakit geçirin. Kalpten bir sohbet ya da sevgi dolu bir an paylaşın.
Ruhunuza iyi gelen şarkıları dinleyin. Müziğin sizi sarıp sarmalamasına izin verin.
Bu şarkı da benden size gelsin: Nilipek. – Gözleri Aşa Gülen
https://www.youtube.com/watch?v=1IuPRXWb3Z4
Kendinize iyi gelecek, sizi destekleyecek bir olumlama yazın ve tekrar edin. Belki gelecek günlerde de bu pratiği devam ettirmeyi değerlendirebilirsiniz.
İşte bazı örnekler:
Hatırlayın, “Dünyayı güzellik kurtaracak, bir insanı ama önce kendini sevmekle başlayacak her şey.”
Sevgililer Günü’nüz kutlu olsun!
Bu 14 günlük yolculuk boyunca kendi deneyimlerinizi paylaşmak isterseniz, ozumyasamvegelisim@gmail.com adresinden bana ulaşabilirsiniz.
Katkı olması dileğiyle…
Özüm